Işık ve Şekerin Gücü: Mikroalg Proteini Üretiminde Hindistan Devrimi
İsrailli gıda teknolojisi girişimi Brevel ve The Wave Group, ışıklı fermantasyon teknolojisiyle sürdürülebilir mikroalg proteinini küresel ölçekte ticarileştirmek için Hindistan'da dev bir ortaklığa imza attı.
Geleneksel hayvancılığın ve endüstriyel tarımın gezegenimiz üzerindeki çevresel ayak izi her geçen gün daha fazla sorgulanırken, biyoteknoloji dünyası geleceğin gıda sistemini yeniden inşa ediyor. İsrail merkezli gıda teknolojisi girişimi Brevel, çığır açan mikroalg üretim modelini küresel ölçekte yaygınlaştırmak amacıyla Hindistan'ın önde gelen sanayi gruplarından The Wave Group ile yüzde 50-50 ortaklıkla dev bir tesis kuracağını duyurdu.
Hindistan'ın Uttar Pradeş eyaletinde hayata geçirilecek olan ve toplamda 300 bin litrelik devasa bir kapasiteye ulaşması planlanan tesis, hem döngüsel tarım pratiklerini hem de ileri biyoteknolojiyi tek çatı altında birleştirecek. Proje, Brevel'in tescilli 'Purallis' isimli klorella (Chlorella vulgaris) mikroalgini üretmenin yanı sıra, bitki hücresi kültürü alanında çalışan yenilikçi girişimlere de kapılarını açacak.
Işık ile Karanlık Fermantasyonun Kusursuz Uyumu
Geleneksel mikroalg yetiştiriciliği bugüne kadar ya açık havuzlarda/kapalı LED panellerde fotosentez yoluyla ya da karanlık biyoreaktörlerde şekerle besleme (heterotrofik) yöntemiyle yürütülüyordu. Fotosentetik yöntemler yüksek kaliteli bileşenler üretse de endüstriyel protein üretimi için ekonomik bulunmuyordu; karanlık fermantasyon ise fotosentezin sağladığı fonksiyonel besin değerlerini kısıtlıyordu.
Brevel'in geliştirdiği 'ışıklı fermantasyon' (illuminated fermentation) teknolojisi, kapalı fermantasyon tanklarının içerisine özel LED aydınlatma sistemleri entegre ederek bu iki dünyayı birleştiriyor. Brevel Kurucu Ortağı ve CEO'su Yonatan Golan, bu hibrit yöntemin biyokütle verimini geleneksel ışık tabanlı üretime kıyasla tam 100 kat artırdığını vurguluyor.
"Fermantasyon ve ışığı tek bir süreçte birleştirmeyi başaran ilk ve tek şirketiz. Şeker, mikroorganizmaların hızla çoğalması için gereken enerjiyi sağlarken; ışık, klorellanın yüksek fonksiyonel proteinler, değerli lipitler ve antioksidanlar üretmesini tetikliyor." — Yonatan Golan, Brevel CEO'su
Şeker Kamışı Yan Ürünlerinden Döngüsel Proteine
Projenin en dikkat çekici sürdürülebilirlik hamlelerinden biri, tesisin hammaddesini doğrudan komşu şeker fabrikasından temin edecek olması. The Wave Group'un şeker rafinerisinden çıkan melas, ham şeker ve sakaroz zengini yan ürünler, mikroalglerin besin kaynağı olarak reaktörlere aktarılacak. Bu döngüsel ekonomi modeli hem atık akışını yüksek katma değerli gıdaya dönüştürecek hem de üretim maliyetlerini kayda değer oranda düşürecek.
Tesisin öne çıkan operasyonel ve teknik detayları ise şöyle:
- Kademeli Yatırım: Altyapısı 300 bin litreye uygun olarak tasarlanan tesisin ilk fazı, 15 milyon dolarlık yatırımla 100 bin litre kapasiteyle 18 ay içinde faaliyete geçecek.
- Düşük Sermaye Maliyeti: Brevel, ışıklı biyoreaktörleri dışarıdan satın almak yerine kendi bünyesinde tasarlayıp ürettiği için benzer tesislere kıyasla kurulum maliyetini ciddi oranda aşağı çekiyor.
- Küresel Kuluçka Modeli: İş birliği modeli kapsamında girişimler, Brevel'in İsrail'deki Ar-Ge tesisinde 5 bin ila 30 bin litrelik pilot ölçekten geçtikten sonra Hindistan'daki endüstriyel kapasitede seri üretime geçiş yapabilecek.
Süper Besin 'Purallis' ile Geleceğin Gıda Güvencesi
Hindistan'daki tesiste üretilecek olan ana ürün Purallis, nötr tadı ve kokusu sayesinde mevcut gıda formülasyonlarına kolayca entegre edilebilen bir süper gıda ham maddesi. Biyolojik değeri yüksek protein içeriğinin yanı sıra lutein, zeaksantin, esansiyel yağ asitleri ve özellikle vegan beslenmede kritik öneme sahip B12 vitamini bakımından da zengin bir içeriğe sahip.
Tarımsal arazileri, tatlı su kaynaklarını ve kimyasal gübreleri tüketmeden, endüstriyel yan ürünler ve temiz LED ışığıyla üretilen bu yeni nesil mikroalgler; iklim krizinin gıda arzını tehdit ettiği bir çağda sürdürülebilir beslenmenin anahtarı olmaya aday.
